Bu yazımızda MachineGames’in yeniden hayata geçirdiği Wolfenstein: The New Order’ı inceleyeceğiz. 2009 yılındaki Wolfenstein oyununu bilirsiniz, id Software’ın geliştirdiği ve Doom 3′ün grafik motorunun kullanıldığı bir oyundu. Senaryo ve oynanılabilirliği de iyiydir o dönemin oyunlarına gör aslında. Karşınıza çıkanları temizledikten sonra sona kalan Boss’ları öldürerek bir sonraki seviyeye geçiyordunuz. Fakat oyunun nedense inceleme puanları düşük kaldı. Machine Games Wolfenstein için teklif aldıklarında hem çok mutlu hem de çok gururluydular. Firma’dan beklentiler yüksekti, peki beklentileri karşılayabilecek bir oyun yapabilecekler miydi.

Bu oyunda başarılı olmaları, Machine Games için büyük bir avantaj olacaktı, çünkü beğenilirlerse serinin devamını da aynı firma yapacaktı ki bu onlar için çok büyük bir şans. Oyunun ilk bölümünden itibaren savaşa atılıyorsunuz. İlk bölümün ilk dakikalarında savaştayken bir kaç dakika sonra kendinizi bir hastahanenin içinde buluyorsunuz. Wolfenstein: The New Order tartışmasız şu ana kadar ki serinin en iyi senaryosuna sahip oyun. Oyunun teması ikinci dünya savaşından sonrasını anlatıyor. Savaş bitmiş ve kazanan taraf Naziler oluyor. Oyunda savaştan 15 yıl sonrası canlandırılıyor, Naziler kendilerine yeni bir dünya yaratmış ve Nazi kontrolünde çok farklı bir hal alıyor.

253247-aaheader-600x350

Oyunda bazen hayati seçimler yapmanız gerekirken, bazen sinsice nazilerin içine sızıyor, bazen de çatışmanın tam ortasına giriyorsunuz. Oyunda sadece senaryo modu var. Ve bu senaryoyu PC’nizin başından hiç kalkmadan 10 saatte bitirebilirsiniz. Tabii araştırmacı biri iseniz bu süre 20 saati bulabiliyor, çünkü oyunda o kadar gizli ve ayrıntılı şey var ki bulmak da hayli zor. Oyundaki vuruş hissi çok iyi yansıtılmış, silah sesleri, parçalanan insan vücutları, havada uçuşan naziler vb… Kendinizi çatışmanın tam ortasında buluyorsunuz adeta.

Oyunun gizlilik tarafı da çok iyi olmuş, isterseniz gizlice düşmanlarınızı indirebilir, isterseniz de hiç çatışmaya girmeden gizli gizli görevleri yapabilirsiniz. Tabii oyundaki fizik unsuru da çok önemli, en küçük bir seste düşmanların tam ortasında bulabilirsiniz kendinizi. Oyunda tüm senaryo boyunca tek başınıza ilerliyorsunuz, ara ara size eşlik eden dostlarınız oluyor tabii. Oyunda düşmanlarınızın zayıf ve güçlü yönlerini öğrenmeniz gerekiyor, aksi taktirde yanlış bir hareket yaparak bölüme yeniden başlamanız gerekebilir. Oyunda ilk önce Nazi askerlerini öldürmeniz gerekiyor, daha sonrasında süper askerler, köpekler, robotlar derken sıra büyük liderlere geliyor. Büyük liderleri öldürebilmeniz için stratejik bir plan hazırlayıp onlara ulaşmanız gerekiyor, çünkü onlara ulaşmak sandığınızdan daha zor. Onlara ulaştığınızda bir sonraki seviyeye geçmeye hak kazanıyorsunuz.

The New Order, id Software’ın id Tech 5 oyun motorunu kullanıyor. oyundaki silah detayları, çevre detayları ve modellemeler oldukça başarılı. Sesler de oldukça iyi tasarlanmış, yağmur, silah sesleri harika düşünülmüş. Yani oyun genel olarak çok iyi, sesler, grafikler, senaryo, fizik herşey dört dörtlük.

About KinqCasTLe

View all Posts

Merhabalar Ben Oğuz. Şuanda 20 yaşındayım. Hep hayalini kurduğum bilişim sektöründe çalışmaktayım. Wordpress, Photoshop ve Seo ile yakından ilgili birisiyim. Özellikle Semantik arama mantığı ve LSI mantığını kavramış biriyim :). Google adwords ve Google arama mantığını kavramış ve iyi kelimelerde ilk 3'e kadar getirdiğimiz siteler bulunmakta. Exclusive Creative adı altında bir şirket kurdum ve bu şirkette ki hedefim 2015 yılı içerisinde En iyi SEO firması haline getirmek olacak. Bu zor bir hedef tabi ki. Fakat sağlam çalışmayla ulaşmayı planlıyorum :). İyi Bloglamalar !

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*